Datça
Datça’da tatil geçiriyorsanız çevreyi gezmeyi
ihmal etmeyin. Datça’da deniz, kum ve güneşin alâsı var, ama daha fazlası da
var. Datça şehir merkezinden çevre koylara ve Knidos’a dolmuşlar çalışıyor. Hem
karadan, hem de denizden. Kendi aracınız yoksa eğer, denizden günübirlik tekne
turlarına katılmanızı öneririz. Datça’nın denizi bol balık verir. Etraftaki
dağlar da kara avcılığı için uygundur. Olta atmak için de çok uygun kayalıklar
bulacaksınız. Sörf meraklıları için de ideal yerdir Datça koyları. Dalma sporuna
meraklı olanlar için de Datça denizinin dip zenginliği görülmeye değer.
Datça’lı bir rehberiniz varsa vadileri, yamaçları aşarak yapılacak zorlu bir
yolculuk sonunda Datça Hurması’nı görebilirsiniz. Bu ağaç tam 65 milyon yıl
geçmişten gelen bir tür. Yarımadanın en ücra köşelerinden birinde karşınıza
çıkıverir. Ama kendi başınıza aramaya kalkmayın, hem bulma şansınız az, hem de
çevrede ayı, domuz gibi tehlikeli olabilecek yabani hayvanlara rastlama riski
var.
Datça yarımadası üzerinde 52 koy ve bük yer alıyor. Kuzeyde, Ege denizi
bölümünde Gökçeler Bükü, Küçük Çatı, Çatı, Kızılağaç, Alavara, Çakal, Damlacık,
Mersincik, Murdala, İskandil koyları sayılabilir. Hemen hepsi Gökova’da mavi
yolculuğa çıkanların önemli uğrak yerleri arasındadır. Akdeniz tarafında ise
Knidos iç limanının yanı sıra, sırasıyla Palamut Bükü, Akvaryum, Hayıt Bükü,
Kızıl Bükü, Domuz bükü, Kargı, Datça limanı, Karaincir, Sarı liman, Kara bük,
Çiftlik, Kuruca bük, Günlücek ve Lindos koyları sayılabilir. Hisarönü körfezinin
önemli limanı Bencik’in bir yanı Datça’ya öte yanı Marmaris’e aittir.
Kargı koyu: Şehir merkezine 3 km uzaklıkta. Ulaşım belediye otobüsleriyle de
sağlanıyor. Şehir merkezine çok yakın olmasına rağmen ne aşırı bir kalabalık ne
de yoğun bir yapılaşma var. Koyda lokantalar ve bir kaç küçük pansiyon
bulacaksınız. Denizin duru, yüzmeye çok uygun, plajın da iyi olduğunu
söyleyelim.
Datça limanından sabah kalkan tekneler yarım ya da tam günlük geziler düzenliyor
çevredeki koy ve büklere. Yarım günlük turlarda merkezden Mesudiye köyü
koylarına kadar gidilip dönülüyor. Tam günlük turların hedef noktası ise Knidos.
Gidiş ve dönüşte koylarda yüzme ve yemek molası veriliyor. Uğranılan önemli koy
ve bükler arasında Kargı koyu, Hayıt ve Kızılbük, Palamut bükü yer alıyor. Datça
sahillerinde 13 km uzunluktaki plaj ve kumsal bulacaksınız. Datça merkeze en
yakın olanları Hastanealtı, Kumluk, Taşlık ve Azganlı plajlarıdır. Merkezden
uzaklaşıldığında, Marmaris yönüne doğru Perili Köşk plajına kadar 13 km
uzunluktaki alanın her bölümünden denize rahatlıkla girilebilir. Perili Köşk
otelinin bulunduğu yerde dileyenler su sporu aktivitelerinden de yararlanabilir.
Datça’nın geleneksel sayılabilecek yemekleri arasında keşkek ön sıradadır.
Yaprak sarma, kısır geleneksel düğün sofralarında yerini alır mutlaka. İlginç
adlarıyla Datça otlarıyla yapılan çaylar arasına Elmasçık, Narpız, Garağan,
Sepsuyu, Isırgan sayılabilir. Sofraların olmazsa olmazı ise ünlü Datça bademiyle
yapılan bademli incirdir.
Türkiye’nin en güzel ve lezzetli bademi Datça’da yetişir. Nurlu’su, ak’ı,
kababağ’ı, dedebağ’ı, sıra’sı ve diş’iyle çeşit çeşittir. En kalitelisi nurlu,
en kolay yeneni ise kabuğu ince, dişle kırılabileni dişli bademdir. Badem’in dış
kabukları yeşil ve taze iken yenilenine Çağla denir. Şubat-Nisan arası çıkar.
Meyhanelerde gezgin satıcıların tepsiler içinde buza yatırarak sattıkları iç
badem Mayıs-Haziran aylarında içi olgunlaşmış bedemin kabuğundan çıkarılmasıyla
elde edilir. Temmuz-Ağustos aylarında ağacında dış kabukları açıldıktan sonra
toplanan, güneşte kurutulup kabuklarıyla ya da kırılarak içi satılana da badem
ya da kuru badem denir. Datçalılar kuru incirin içine bir ya da iki adet badem
koyup fırınlıyor, adına bademli incir diyorlar. Kaynak: www.mugla-turizm.gov.tr